Sarışın Fıkraları
5 Dolar..
New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla asağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış… Cuzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış…
Kütüphane..
Sarışının biri kütüphaneye girmiş ve direk banko’ya yönelerek görevliden bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması istemiş. Görevlinin saf saf yüzüne baktığını gören sarışın bu sefer daha yüksek sesle;
- ”Anlatamadım galiba beyefendi, bana bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması” demiş.
Artık iyice sinirlenen görevli;
- ”Hanfendi burası kütüphane!” demiş.
Sarışının yüzü kıpkırmızı olmuş, özür dileyip çok çok kısık bir sesle fısıldayarak;
- ”Pardon pardon, bana bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması”…
Vantrolog..
Vantrolog eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yüksek sesle;
- ”Affedersiniz”.
Bu çıkış üzerine Vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar.
sarışın;
- ”Görüyorum’ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız, peki söylermisiniz, bu kanıya nereden vardınız tek suçumuz saçımızın rengi’mi yani, sizin bu yaptığınız ırkçılık olmuyor’mu? kadınların bir çoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara’da hakaret etmiş olmuyor musunuz? tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor’mu?”.
Bunun üzerine Vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesiyle;
- ”Şey, ben özür dilerim, sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi”…
Sarışın Vantrolog’un sözünü keser ve;
- ”Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum! Siz onu savunmayın, o cevap versin”.
37 Ekran Tv..
Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor.
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp;
-Şurdaki 37 Ekran Tvnin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer;
-Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der.
Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder. Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaş yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar;
-37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer;
-Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.
Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar.
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?
Kasiyer cevap verir;
-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın.
Sarışından Sarışına..
Bir sarışının para sıkıntısı varmış. Çaresiz, bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş.
Parkta bir çocuğu yakalayıp;
- ”seni kaçırıyorum” demiş ve bir fidye notu yazmış;
- ”Çocuğunuzu kaçırdım, onu tekrar görmek istiyorsanız, bir kesekağıdına 10 bin dolar koyup oyun parkının kuzey tarafındaki kayın ağacının kovuğuna bırakın”. İmza: Bir sarışın.
Sonra da, yazdığı notu bir iğne ile çocuğun sırtına iliştirdikten sonra;
- ”git bu notu anne babana göster” diyerek çocuğu evine yollamış.
Ertesi gün sarışın parka gidip, ağacın kovuğuna bakmış, gerçekten’de bir kese kağıdı ve içinde de 10 bin dolar var.
Bir de not;
- ”Teessüf ederim. Bir sarışın, böyle bir şeyi başka bir sarışının oğluna nasıl yapar?”
Ayna..
Sarışın Kumral ve esmer olmak üzere üç kişi teker teker aynanın karşısına geçmiş bu ayna karşısında yalan söyleyenler kayboluyormuş. esmer aynanın karşısına geçince;
- ”ben dünyanın en güzeli olduğumu düşünüyorum” demiş ve kaybolmuş. kumral;
- ”aynada kendine bakıp düşünüyorum’da ne kadar çekici bir insanım” demiş ve o da yokolmuş sıra sarışına gelince o da;
- ”Ben düşünüyorum” der demez yokolmuş..
Bir Şans Daha..
Bir gün bütün sarışınlar toplanıp ”aptal sarışın” imajını ortadan kaldırmak için aralarından bir kişiyi seçip büyük bir stadyumda jüri önüne çıkartırlar.
Jüri sorar;
- ”4 kere 4 kaç eder?”.
Sarışın düşünür düşünür ve;
- ”44” cevabını verir.
Bütün stadtaki sarışınlar ayağa kalkıp bi şans daha bi şans daha diye bağarırlar.
Jüri bir şans daha verir ve sorar;
- ”3 kere 3 kaç eder”.
Sarışın;
- ”33” diye cevap verir.
Jüri yanlış olduğunu söyleyince bütün stadtaki sarışınlar yine ayağa kalkarak ”bi şans daha bi şans daha” der.
Jüri son bir şans verir ve sorar;
- ”2 kere 2 kaç eder?”.
Bizim sarışın cevap verir;
- ”4” ve aniden bütün stad ayağa fırlar;
- ”bi şans daha bi şans daha”..
Doktor..
Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider.
Doktor;
- ”Kulaklarına ne oldu”.
sarışın;
- ”Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de telefon diye ütüyü koydum kulağıma”.
Doktor;
- ”Peki öteki kulağına ne oldu?”.
sarışın;
- ”Lanet olası tekrar aradı”..
3 Sarışın..
Üç sarışın, dedektif olmak üzere polis teşkilatına müracaat etmişler. Yapılması icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek işi Komiser Kâzım’a düşmüş. Komiser Kâzım birinci kıza beş saniye müddetle bir dosyadan çıkarttığı bir resmi göstermiş ve;
- ”Söyle kızım bu bir suçlunun resmi, bu adamın bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl tanırsın?”.
Kız şöyle bir durmuş ve;
- ”Çok kolay adam tek gözlü”.
Komiser Kâzım resme bakmış ve;
- ”kızım bu resim profilden, yani yandan çekilmiş, tabii tek göz göreceksin”.
aynı resmi ikinci kıza gösterip aynı suali sormuş ve;
- ”Bana bak” diye ilave etmiş, ”Doğru dürüst bir cevap ver”. İkinci kız;
- ”Bu adamı tanımak çok kolay çünkü adamın tek kulağı var”.
Komiser Kâzım “kızım” diye bağırmış.
- ”Bu resim profilden dedik ya adamın suratının öbür yanını göremiyoruz, Onun için kaç gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz”. Kâzım üçüncü kıza;
- ”kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış, beni çıldırtma bu adamın bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl tanırsın?” diye sormuş.
Kız;
- ”Bu adam lens takıyor” diye cevap vermiş.
Komiser Kâzım şaşkın şaşkın resme bakmış, ama adamın lens takıp takmadığını bir türlü anlayamamış. Merak etmiş, adamın dosyasını açıp okumuş, dosyadaki bilğiye göre hakikaten adam lens takıyormuş. Komiser Kâzım üçüncü kıza hayranlık içinde;
- ”Aferin be kızım doğru bilmişsin, şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını resimden nasıl anlayabildin?”.
Kız;
- ”Çok kolay tek gözlü, tek kulaklı bir adamın gözlük takacak hali yok ya”…
Sarışın Öğretmen..
Sarışının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir.
Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir süre sonra sarışın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak;
- ”Senin arkadaşın olmamı istermisin?” diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte;
- ”tamam” der.
İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen;
- ”Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?”.
Afallayan çocuk hayretle cevap verir;
- ”Çünkü ben kaleciyim”…


